Examples of using Exeter in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dedin ki, Solon kültü Exeter yakinindaki bir magarada yasamis, degil mi?
Exeter, Ajax ve Achilles isimli üç kruvazörden oluşan bir avcı grubu Güney Amerikada, River Plate sahillerinde devriye görevindeydi.
Ellie Miller, Exeter Polis Trafik Şubeye bağlıyım.
Yemin ederim, sen okulu bıraktıktan sonra, Exeter Tarih Derneğine yatağını koruma altına aldırmak için başvurmayı düşünüyordum.
CSM öğrenci topluluğu sadece Exeter Üniversitesi değil, Falmouth Koleji Üniversitesi öğrencilerinden de oluşmaktadır.
Exeter iniş ekibi burada bir kaç saat daha kalmış olsaydı, ölmezlerdi.
Solondan sonra talebeleri, Atinadan kaçip deniz yoluyla Ingiltereye gittiler, Exeter yakinlarindaki bir magaraya saklandilar.
Hayır, hayır, hayır. Achilles ve Ajax tarafından kuşatılan Exeter… şiddetli hasar gördükten sonra.
İngiltere Çevre Bakanı Margaret Beckett,'' Exeter raporunun endişe verici tarafı,
BBC Radyosuna yaptığı açıklamada Beckett,'' Exeter raporunun endişe verici tarafı,
New York Üniversitesinden psikiyatr Dr. William Exeter.
İngilterenin güneydoğusundaki Exeter kentinde bulunan İngiliz Meteoroloji Dairesinin ev sahipliği yaptığı bir konferansta bilim adamları,'' Tehlikeli İklim Değişikliklerinin Önlenmesi'' başlıklı bir çalışma ile elde ettikleri bulguları sundular.
Ağustosunda Exeter, New Hampshiredaki bir kamp toplantısında,
Ağustosunda Exeter, New Hampshiredaki bir kamp toplantısında,
o kurumlu rahip, Exeter Piskoposu, çok sayıda adam toplayıp ayaklanmışlar!
Niçin Exeterden ayrıldın?
Orasi Exetere yakin degil mi?
Peki ala, Exeterde birlikte olmamız lazım.
Exeterin sizi çok yormasına izin vermeyin.
Exeterde. Her zaman birinin asistanı mı olmak istedin?