Examples of using Eyere in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hepsini eyere yatırılmış olarak burada görmek istiyorum.
Eyere bir kere oturduğunda hepsi kendiliğinden olacaktır.
Eyere ne kadar çabuk binersem o kadar iyidir.
Eyere ne kadar çabuk binersem o kadar iyidir.
Eyere dikkat edin!
Eyere ne kadar çabuk binersem o kadar iyidir.
Hey eyere dikkat edin!
Eyere ihtiyacımız var mı?
Ama Louis hâlâ eyere tekrar nasıl çıkacağını bulamadı.
Oyalanmadan, ipi eyere bağla.
Tamam, yeniden eyere yerleştik.
Jenny! Oyalanmadan, ipi eyere bağla!
Burada görmek istiyorum. Hepsini eyere yatırılmış olarak.
İyi haber ise eyere biraz oturdun.
Magda, sence de bu işe tekrar girmek için biraz acele etmiyor musun? Yani tabir-i caizse, tekrar eyere binmek için?
Uyuşturucu, Brynin gömleğinde kan eyere erişim hepsi Zoeyi gösteriyor.
Bilirsin, daha kısa bir bağlantı çubuğu seni eyere geri itecek ve böylece seni daha fazla hava akımına uygun yapacaktır.
Fikirler üret, cephaneni yükle, Savaţmayacaksan gelme, ben ţuan eyere zýplamak için çýldýrýyorum.
istersen eyere bağlı vaziyette, ama geri gidiyorsun.
Sen de eyerin boynuzunu tut.
