Examples of using Eyeri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adalet yerini buldu gibi, fakat eyeri ben alıyorum.
Red Flyın eyeri ayarlandı.
Ve ben, nakit için eyeri atacağım.
Tüfeği tamir edebilir, eyeri, kap kacağı onarabilir! Evet, bayım!
Bir piyade gelirdi, ve birkaç adam 44 kiloluk eyeri kaldırır ve sırtına yerleştirirdi
Eğer bir atın kondisyonu iyiyse… Ben sadece hayvanın yan kaslarına baskı uygulamasın diye eyeri değiştirdim.
Evet, bayım! Tüfeği tamir edebilir, eyeri, kap kacağı onarabilir!
masanda bir at resmi var… İngiliz eyeri var Western değil.
masanda bir at resmi var… İngiliz eyeri var Western değil.
masanda bir at resmi var… İngiliz eyeri var Western değil.
Kolundaki saat üç maaş eder… ateşkes gibi laflar ediyorsun… ve masanda bir at resmi var… İngiliz eyeri var Western değil.
masanda bir at resmi var… İngiliz eyeri var Western değil.
masanda bir at resmi var… İngiliz eyeri var Western değil.
Bindiğin atın eyeri bile senin değil.
Dışarıdaki atın eyeri hala üstünde.
Eyeri olmamasının nedeni eyersiz daha kolay üzerinde duracak olmanızdır.
Sen de eyerin boynuzunu tut.
Eyerimi temizliyorum.
Eyere ihtiyacım yok.
Birisi bir eyerin kaybolduğunu fark eder.