Examples of using Faizler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kalacak yer ve yiyecek, içecek parası artı bankaya olan borcumuz, artı faizler sen, ben
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün yaptığı açıklamada bankaları şu sözlerle uyarmıştı:'' Ben diyorum ki faizler düştüğü, kredi imkanları genişletildiği zaman hem ülkemizin hem yatırımcıların hem de bankalarımızın önünde yeni bir dönem açılacaktır.
Bu ödeme faizin önceden ödenmesi gibi kabul edilebilir.
Faizimi hâlâ alabilir miyim?
Ipotek faizini ödeyemedigim zaman bana'' Bay'' diyorsunuz.
Ceza ve faizleri Jacob ödedi.
Faizin, tarihin en düşük oranlara inmesini istedim.
Bir süreliğine yalnızca sermayenin faizini ödeyeceğiniz konusunda hemfikir olalım.
Taksit ödemeniz% 37 bileşik faizli her dakika kontrat ücreti anlaşılmamış.
Onlar yüzünden sırf günlük faizden 300,000 dolar kayıpları var.
Fakat elimde bu faizden gelen indirim var.
Sürekli bileşik faizden gelen e sayısı var.
Rizzonun verdiği borçların faizinden patronların cebine binlerce dolar giriyor.
Bileşik faize at.
Futura artık faizleri ödeyemez hale geldiğinde şirket fiilen Banzaiye devredildi.
Yüzde 10 faize ne dersiniz?
Ama faizini ödeyecek parası yok gerçekten.
Ceza faizinden haberin var, değil mi Marty?
Mülkünüzün yarı faizi için 100,000 dolar veririm, Bay Wilson.
Bu ödeme faizin önceden ödenmesi gibi kabul edilebilir.