Examples of using Fakire in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Zenginden alıp fakire verme hikayesi.
Carlos, fakire ve mazluma yardım ediyorsun.
Zengin, fakire karşı işlediği suçları anayasa ile meşrulaştırıyor.
Zengin, fakire karşı işlediği suçları anayasa ile meşrulaştırıyor.
Fred Jones fakire bensiz bir şey atayım deme.
Şu fakire biraz sadaka.
Zenginden alır, fakire verir.
Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.
Sadaka, biçare fakire bir sadaka.
Ama bu hediye zenginden fakire verilebilir.
Zengine değil der. Özgürlük emeğinizi fakire verin.
Ama her karşılaştığın fakire para veremem.
zenginden alıp fakire veriyorsunuz.
Ayrıca, komünist olduğunu varsayarsak, zenginin fakire yardım edişini anlarsın.
Zenginden çalıp, sona fakire veririz.
Sadaka, efendim. Fakire bir sadaka.
Moriokada birkaç yıl… Fakire sadaka!
Moriokada birkaç yıl… Fakire sadaka!
Ayrıca, komünist olduğunu varsayarsak, zenginin fakire yardım edişini anlarsın.
Zenginden çal, fakire ver. Kuruntulu kişilik mi diyorsunuz buna?
