Examples of using Farem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü bir evcil hayvan farem var.- Evet.
Benim küçük farem onun balığından daha sevimli.
Farem de çıkabilir mi?
Çünkü benim farem senin eski bir öğrencin.
Aman Tanrım, Farem!
Ona farem Peterı anlattım ve babalığın onu nasıl öldürdüğünü ve ne kadar çok korkmuş olduğumu.
Farem dışında… Kablosuz değildi,
Etiketinde şöyle yazan,'' ürkünç ayıma'', seni şapşal cırtlak farem.
mendil, ve bir fare ama aslında bi farem yok. yani.
Her cins farem, fındık farem, hamsterım, Hangisini sorsanız,
Kedi fareyle oynar.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.
Onu bronzdan fareyle beslemek istiyorum.
Farecik, benim iyi bir model olduğumu düşünüyorsun değil mi?
Ve faresini anlayamaz. Hiç kimse sarışının malını.
Hiç kimse adamın faresini, sarışın adamın valizini anlayamadı.- Haklı.
Hiç kimse adamın faresini, sarışın adamın valizini anlayamadı.
Ve faresini anlayamaz. Hiç kimse sarışının malını.
O fareye tıklayarak, silah ve altın toplayarak… geçirilen üç bin saat.
Görebiliyorum farecik. Ann Teyzem onları nasıl yapacağımızı öğretiyor.