Examples of using Faruk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Faruk ben, dershanenin müdürüyüm.
Faruk, uzaklara kaçalım.
Faruk, bana biraz şarap ver.
Faruk, ne var ne yok?
Faruk, neden burada yaşamayalım?
Türk vatandaşlığına geçerek Faruk Gürsoy adını almıştır.
Faruk sandım seni. Beni şaşırttın.
Faruk dışında kimseyi belirlediniz mi?
Faruk Akat. Bak bu sana sözünü ettiğim Faruk Hoca.
İçlerinden biri Faruk Bilir zaten.
Bayan'' Faruk Bilir'' dedi.
Faruk için döndün.
Ben ne yaptım, Faruk!
Buraya gel, Faruk.
Neden bir şey söylemiyorsun, Faruk?
Bir şeyler söyle, Faruk.
Bu senin suçun değil, Faruk.
Senin hatan değil, Faruk.
Paramız nerede, Faruk?
Artık çok geç, Faruk.