Examples of using Faydalanarak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Arnavutluk Dışişleri Bakanı Ilir Meta ve Sırp mevkidaşı Vuk Jeremiç durumdan faydalanarak ikili ilişkiler için yasal bir çerçevenin temelini attılar.
Eğer aranızdan biri beni bir daha takip ederse bunu omurgasından faydalanarak yapamaz.
Oktar ve müritleri, Türk yasalarındaki deliklerden faydalanarak, daha önce
yerleşirken Alman asıllılar güneydeki arazinin daha ucuz olmasından faydalanarak'' Das Alte Sudende( Eski Güney Uç)'' diye bilinen bölgeyi kurmuşlardır.
yerleşirken Alman asıllılar güneydeki arazinin daha ucuz olmasından faydalanarak'' Das Alte Sudende( Eski Güney Uç)'' diye bilinen bölgeyi kurmuşlardır.
SETimesa konuşan Recepi,'' Kosova vatandaşları, Brükselde varılan anlaşmanın hükümlerinden faydalanarak, Sırbistanda herhangi bir resmi faaliyette bulunmadan bu devletin topraklarından geçmeyi istemiştir.
AGRI ara bağlantı projesi, Azeri doğal kaynaklarından-- ve Romanya, Gürcistan ve Macaristanın stratejik konumlarından-- faydalanarak, Avrupa enerji pazarına alternatif bir doğalgaz tedarik rotası sağlamayı amaçlıyor.
Londrada ise Winston Churchill, Gandinin bir hint fakiri gibi poz vererek İmparatorun temsilcisiyle aynı şartlardan faydalanarak vali konağının basamaklarını yarı çıplak çıkarak geçtiğini görmekten korkuya kapılmıştı.
Koridora çıktığında… ayağın boyutlar arası bir portala takıldı ve 5000 yıl geleceğe gittin… sonra oradaki gelişmiş teknolojiden faydalanarak… bir zaman makinesi inşa ettin
Çok faydalı olabilir.
Faydası olmadığını anlamak için kaç kez daha Yusufu dinleyecek?
Eee, ne faydası olur ki?
Bunun bana ne faydası olacak ki?
Yanında biri olsa faydası olur mu?
Onunla ben konuşsam faydası olur mu?
Yasadışı anahtarının faydası dokunamayacğı bir yerde.
Bize çok faydası olacak.
Faydası olmayacak.
Faydası olacaksa, sanırım yeni bir ipucu buldum.
Artık birinin televizyonda faydalı bir şeyler yayınlamasının zamanı gelmişti.