FELDMAN in English translation

Examples of using Feldman in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Morton Feldman, Philip Glass,
Morton Feldman, Pascal Dusapin,
Corey Feldman, Toby Stephens,
Corey Feldman, Toby Stephens,
Şah ile insan hayatında mizah ve ayinlerin rolü üzerinde konuşan mizahçı Marty Feldman idi.
social conditioning on creativity and problem-solving, and the comedian Marty Feldman talking with Shah about the role of humour and ritual in human life.
Marty Feldman, Arthur Lowe
Marty Feldman, Harry Secombe
Simon Feldman ve 1960ların sonundaki siyasi kargaşa üzerine ilk belgeseller La Hora de los Hornos( 1966-68)
Simon Feldman and Fernando"Pino" Solanas, who began by making La Hora de los Hornos("Hour of the Furnaces", 1966-68) the first documentaries
Sen Martin Feldmansın çık ve oyna'' diyordum.
I say'You are Martin Feldman… you have to perform.
Bayan Feldmanı arıyoruz.
We're looking for a Mrs. Feldman.
Lois Feldmanı nerede bulabiliriz acaba?
Where can we find Lois Feldman, please?
Bayan Feldmana teşekkür edebilirsiniz.
You may thank Mrs. Feldman.
Stu Feldmanla konuşurum.
I will talk to Stu Feldman.
Stu Feldmana sahte bir sanat eseri götürmeyeceğim.
I'm not taking a forgery to Stu Feldman.
Feldmandan gelen paranın Bay Belikova ait kısmı.
This is Mr. Belikov's cut of the Feldman money.
Bay Feldmanı görmek için geldim.
I'm here to see Mr Feldman.
Dr. Feldmanın diğerlerine katılmadığını bana sen söyledin.
You told me dr. Feldman doesn't agree with the others.
Corey Feldmanın neden şarkı yazdığını bilmiyorum.
I don't know why Corey Feldman is writing songs.
Mösyö Feldmanın suçmalasına karşı,… savunmamı yapacağım.
I have to present a case, Monsieur Feldman has to present a case.
Dr. Feldmanın diğerleriyle aynı fikirde olmadığını söylemiştin.
You told me dr. Feldman doesn't agree with the others.
Kimse bana Feldmana davrandığı gibi davranamayacak.
No one will treat me like Feldman was treated.
Brenda Feldmana onu sevdiğimi söylemek istiyorum.
I wanna tell Brenda Feldman I love her.
Bu, Feldmanın belgeselini çektiği fotoğraf makinesi.
That's the camera that Feldman filmed the documentary on.
Results: 313, Time: 0.0198

Top dictionary queries

Turkish - English