Examples of using Felicity in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Felicity hâlâ hayatta.
Roy, senin tanıdığın Felicity ile sonradan olduğu kişi arasında çok fark var.
Ben Felicity. Çılgın Green Arrowun eşiyim.
Ben Felicity. Çılgın Green Arrowun eşiyim.
Peki şimdilik sorumluluk almana Felicity ve John ne diyor?
Felicity ve annesiyle akşam yemeği nasıl kötü gider anlamıyorum.
Onun adı Felicity.- Ne değişti o zaman?
Felicity ve annesiyle akşam yemeğinin iyi gitmediğini… hayal etmesi zor.
Ben Felicity yalan gerçeği değil Bana güvenilirliğini daha az ver.
Görünüşe göre Felicity, suçlular hakkında dosya tutuyormuş.
Felicity yüzünden geri döndüm.
Felicity Jonestan daha fazla mı, daha az mı kötü?
Bunu yaptığınız için Felicity ne kadar kızdı peki?
Felicity de orada dedin, değil mi?- Evet, tamam.
Felicity konusunda ne yapacaksın?
Tiffanynin Felicity üstündeki çalışması bana hitap etti.
Bayan Felicity Spurway, hatasız tur.
Felicity Dawesa çok benziyor.
Asla John Diggle, Felicity Smoak… ve Arrow takımı olmamalıydı.