Examples of using Feneri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
El feneri getirin.
O feneri kılıfa koyabilirsin Dr. Stone.
Feneri, tribünün tepesinden salmak bir gelenektir. Hayır!
Bana feneri ver!- Tanrım!
Deniz Feneri hava savunma bataryaları düşman hedefe kilitlendi, efendim.
Kurtarma feneri. Çok yüksek frekanslı bir uğultu var, zayıf ama.
Ben sadece feneri ve hayalleri olan bir'' Regular Joe'' yum.
Feneri verin bana.
Calvin, bu kadar feneri aşağı mı göndereceksin?
Yanına feneri tutmak için hizmetkar almadan.
Feneri ver!- Aman Tanrım!
Orada öylece duruyordum. Feneri izliyordum.
Ama işe yaramadı. Yüklemek istedik acil durum feneri.
ben de feneri. -Evet.
Evde el feneri veya mum yok.
Dilek feneri. Çok güzel.
Feneri olan var mı?
Şimdi feneri al.
Geçen yaz annem uzaylılara sinyal verebileyim diye bu feneri verdi.
Dilek feneri. Çok güzel.