Examples of using Ferris in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama Hollandda Ferristeki gibi TİBÖ vardı.
Ferrisin sağlık kayıtlarında reçeteli bir ilaç yazmıyor.
Sabrina Ferrisin yaklaşık 4 haftalık hamile olduğunu söylüyorlar.
Max Ferrisin morgdayken giydiği elbiseyle aynı.
Cordell Ferrisle konuşmanı istiyorum.
Dirk Ferrisin atm kartında aktivite var.
Şey… Ferrisin esas arzuladığı sensin.
Luckton, Ferristen Charlie Bakerı arıyor.
Ducky, Ferrisin uyanması ne kadar sürer?
Eddie ile Ferrisin niçin peşine takıldığını düşünüyorsun?
Ferrisin ihtiyacı olmayan yegane şeyin peşine düştüğünde.
Bu işten alacağım komisyonla da Ferrise bir araba alacaktım.
Şu an Bay Ferrisle konuşuyorum.
En nihayet, yoksul yıllarımızda derginiz Franklin ve Ferrise çok nazikti.
Hey, Copper, Ferrisin tekeri nasıldı?
Ellen Harvelle, Supernatural adlı dizide Samantha Ferrisin canlandırdığı hayali karakterdir.
Leydi Seymour: Henry Ferrisin baldızıdır.
Henry Ferrisin erkek kardeşi.
Bu işten alacağım komisyonla da Ferrise bir araba alacaktım.
Ne var?- Ferrise bir baksana.