FEVKALADE in English translation

remarkable
olağanüstü
dikkat çekici
muhteşem
harika
inanılmaz
dikkate değer
fevkalade
kayda değer
önemli
harikulade
marvelous
harika
muhteşem
olağanüstü
müthiş
güzel
mükemmel
şahane
fevkalade
harikulade
exceptional
olağanüstü
özel
sıradışı
istisnai
fevkalade
sıra dışı
olağan dışı
extraordinary
olağanüstü
sıradışı
olağandışı
inanılmaz
sıra dışı
olağan dışı
fevkalade
harikulade
magnificent
muhteşem
harika
olağanüstü
mükemmel
muazzam
şahane
güzel
büyük
görkemli
harikulade
extraordinarily
olağanüstü
son derece
çok
fevkalade
aşırı derecede
inanılmaz derecede
sıradışı
supremely
fevkalade
son derece
inanılmaz derecede
oldukça
aşırı
çok
fevkalede
great
harika
büyük
iyi
güzel
muhteşem
mükemmel
yüce
süper
çok
ulu
fantastic
harika
fantastik
muhteşem
şahane
olağanüstü
mükemmel
müthiş
inanılmaz
güzel
harikulade
stunning
şok
sersemletici
bayıltıcı
şaşırtıcı
marvelously
is phenomenal

Examples of using Fevkalade in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Esas. Fevkalade. Darwin bizzat gururlanıyor.
Magnificent. Darwin himself would be proud.
Mutant, sana fevkalade önemli bir şey söyleyeceğim. Alo?
Very supremely important to tell you. Hello? Mutant, I have something?
Ama önce böylesine fevkalade bir organizasyona teşekkür etmek… ve şapka çıkarmak isterim.
First, however, I would like to thank and acknowledge such extraordinary organization.
Amelia Glasser, Adalet Bakanlığından fevkalade hizmetten iki ödül kazanıyor.
Amelia Glasser wins two awards for exceptional service at the Department of Justice.
O zaman CIAin yeni mutant birimi olacağız?- Fevkalade!
Marvelous. So we're to be the CIA's new mutant division,!
Fevkalade görünmüyor musun sen!
Don't you look stunning.
Özellikle de bunu yaparken fevkalade güzel görünen bir kadınsa.
Particularly if she's a woman who looks extraordinarily beautiful when she's doing it.
Fevkalade. Esas. Darwin bizzat gururlanıyor.
Darwin himself would be proud. Magnificent.
Fevkalade şeyler. Neler oluyor?
What's going on? Great things?
Mutant, sana fevkalade önemli bir şey söyleyeceğim. Alo?
Hello? very, very supremely important to tell you. Mutant, I have something?
Fevkalade.- Ama ciddiyim… dinleyecek birine ihtiyaç duyarsan yanındayım.
If you ever need someone to listen, I'm here.- But seriously,- Fantastic.
Bu fevkalade onuru kabul etmekten ziyadesiyle mahcubum.
I am extremely humbled to accept this extraordinary honor.
Bizzat benim tarafımdan seçilmiş olan diğer fevkalade gençlerle yaşayacaksın.
There are other exceptional young people there that I have chosen personally.
Uşaklığı inandırıcı bir şekilde yapabileceğimi mi düşünüyorsun?- Fevkalade.
Marvelous. Do you think I would make a convincing butler?
Fevkalade görünüyorsun.
You look wonderful.
Bay Stevens fevkalade iyi bir insan.
Mr. Stevens is an extraordinarily fine person.
Sarışın uzun, fevkalade ve erkeklerin hayallerini süsleyen biri miydi?
Was she blonde? Tall, stunning And every man's fantasy?
Esas. Fevkalade. Darwin bizzat gururlanıyor.
Elemental. Magnificent. Darwin himself would be proud.
Mutant, sana fevkalade önemli bir şey söyleyeceğim. Alo?
Hello? Mutant, I have something very, very supremely important to tell you?
Fevkalade.- Ama ciddiyim… dinleyecek birine ihtiyaç duyarsan yanındayım.
But seriously, if you ever need someone to listen, I'm here.- Fantastic.
Results: 714, Time: 0.0447

Top dictionary queries

Turkish - English