FIDELIN in English translation

Examples of using Fidelin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Fidelin bebeğinden daha önemli ne olabilir?
What's more important than Fidel's baby?
Pat, Fidelin davası yüksek önem taşıyor.
Pat, Fidel's case is high profile.
Bu Fidelin itirafı.
This is Fidel's confession.
Fidelin özel stoğundan.
From Fidel's private stock.
Biz Fidelin grubundanız.
We're from Fidel's group.
Fidelin adamları beni öldürmeye çalıştıktan sonra.
After Fidel's hitmen try to kill me.
Ve Fidelin tersine o çok dakiktir. Evet.
Yes, and unlike Fidel, he's a stickler for punctuality. So.
Ve Fidelin tersine o çok dakiktir. Evet.
Yes, and unlike Fidel, he's a stickler for punctuality.
Ve Fidelin tersine o çok dakiktir. Evet.
And unlike Fidel, he's a stickler for punctuality. Yes.
Her sabah uyanınca Fidelin bize güldüğünü düşünüyorum.
Every morning when I wake up I think of Fidel laughing at us.
Herif ilk başlarda Fidelin kodamanlarından biriymiş.
This guy was one of the top dogs for Fidel in the early days.
Sen ve adamlarını yönetmem için Fidelin emirleri var.
I have orders from Fidel to command you and your men, and lead you to where he is.
Yaz bunu… Fidelin öldüğü dedikodusunu yayıyor.
That Fidel is dead to divert the people.
Kübaya doğru yola çıktığımızda… Fidelin sıra dışı bir inancı vardı, oraya ulaşacaktık.
Fidel had extraordinary faith… that once we left for Cuba, we would make it there.
Kübaya doğru apar topar yola çıktığımızda… Fidelin orada başaracağımıza dair… büyük bir inancı vardı.
Fidel had extraordinary faith… that once we left for Cuba, we would make it there.
Kübaya doğru yola çıktığımızda Fidelin sıra dışı bir inancı vardı,
Fidel have extraordinary faith that once we left for Cuba, we would make it there,
Kübadaki arkadaşımız Santo… ve yanımızdaki yavrusu Nicky… Fidelin lotoya hile karıştırmasını sağladılar.
Got Fidel to fix the lottery. Ben: Our friend in Cuba… Santo… and his pup Nicky over here.
Benim başka bir fikrim olsa bile… kendimi rütbem indirilmiş gibi hissetsem bile… Fidelin bunu yapmasının nedenleri olduğunu biliyordum,… siz de bundan emin olabilirsiniz.
I knew Fidel had his reasons, and you can be sure of that. even if I felt I had been demoted, Even if I had a different opinion.
rütbem indirilmiş gibi hissetmiş olsaydım bile… Fidelin kendine göre sebepleri olduğuna emindim.
I had a different opinion… I knew Fidel had his reasons.
Kübadaki arkadaşımız Santo ve yanımızdaki yavrusu Nicky Fidelin lotoya hile karıştırmasını sağladılar.
Our friend in Cuba-- Santo-- and his pup Nicky over here got Fidel to fix the lottery.
Results: 72, Time: 0.0246

Top dictionary queries

Turkish - English