FILIGRAN in English translation

watermark
filigran
su izi
filigramı
watermarkı
filigree
filigran
suyolu
aile bir telkâriye benzer
hı-hı
watermarks
filigran
su izi
filigramı
watermarkı

Examples of using Filigran in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
New Yorkta tam yerini göstermiyor… ama bu filigran ve damga bazı insanlara haritayı benim size verdiğimi gösterir.
This… this is a coded map, but that watermark and that stamp, that will show certain people that I gave that to you. so it doesn't show you where in New York.
UV görüntüleri, filigran ve diğer detaylar, Microprinting, holografik görüntü,
Microprinting, holographic images, UV-visible imaging, watermarks and other details have been implemented,
New Yorkta tam yerini göstermiyor… ama bu filigran ve damga bazı insanlara haritayı benim size verdiğimi gösterir.
That will show certain people that I gave that to you. but that watermark and that stamp, so it doesn't show you where in New York, So, this… this is a coded map.
diğer benzersiz filigran eşyalar sergide yer alıyor.
other unique filigree objects were on display.
New Yorkta tam yerini göstermiyor… ama bu filigran ve damga bazı insanlara haritayı benim size verdiğimi gösterir.
That will show certain people that I gave that to you. so it doesn't show you where in New York, but that watermark and that stamp, So, this… this is a coded map.
ancak bütün aile hayatını filigran işlerinden kazanabiliyor.'' diyor.
the whole family can make a living from filigree work," Paluca says.
New Yorkta tam yerini göstermiyor… ama bu filigran ve damga bazı insanlara haritayı benim size verdiğimi gösterir.
This… this is a coded map, so it doesn't show you where in New York, that will show certain people that I gave that to you. but that watermark and that stamp.
erken yaşta filigran işine başlamış.
also began filigree work at an early age.
imza, filigran, özel dosya veya parmak izi.
signature, watermark, special stationery, or fingerprint.
Uyuşturucular, Fastan gelen zeytinyağı tenekeleri arasında üzerinde… Kolombiyalı bir kartele ait filigran olan paketler halinde geldiği öğrenildi.
The drugs were hidden in containers between crates of olive oil from Morocco in packets with a watermark linking them to a Colombian cartel.
Çocuklar, Bay Leechin şematiklerinde Wakefield logosunun filigran yapıldığını söylesem ne dersiniz?
Guys, what would you say if I told you that all of Mr. Leech's schematics are watermarked with the Wakefield logo?
Arnavutlukun Shkodra kentine ve Makedonyanın başkenti Üsküpten Sırbistanın Nis kentine uzanan başlıca ticaret yolları üzerinde yer alan Prizren, filigran piyasasında baskın konuma ve Balkanların zanaatkarlıkta en önemli kavşaklarından biri haline gelmiş durumda.
Croatia to Shkodra, Albania and from Skopje, Macedonia to Nis, Serbia-- Prizren dominated the filigree market and became one of the biggest hubs for the artwork in the Balkans.
Moe filigranı görünüyor.
It's got the Moe watermark.
Adrew Jacksonun filigranı sağ-el yönünde.
Watermark of Andrew Jackson on the right-hand side.
Filigrana bak.
Check out the watermark.
Kağıdı, filigranı, boyası, her şeyi.
The paper, the watermark, the dye, everything.
Filigranı yok mu?
There's no watermark?
Bakalım bir filigranı var mı.
Well, let's see if it's got a watermark.
Filigranı bile yakışıklı.
Even his watermark is handsome.
Filigranın Benjamin Frankline ait olması gerekiyordu.
Watermark should be Ben franklin.
Results: 53, Time: 0.0351

Filigran in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English