Examples of using Filler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü filler yediklerinin yüzde ellisini sindirmez.
Sana'' filler hakkında düşünme'' desem… ne düşünürsün?
Sana'' filler hakkında düşünme'' desem… ne düşünürsün?
Sana'' filler hakkinda dusunme'' desem… ne dusunursun?
Filler hakkında bir doğa belgeseliydi.
Filler gibi olmak daha iyidir.
Filler gibi olmaktan iyidir.
Filler gibi davranmak gerekir.
Gençleri beslemek için filler taşıyan kuşlara ne diyorsun?
Filler en çok nerede görülüyor?
Filler ölüyor ve fildişi fiyatları artıyor.
Lanet filler hiç umurumda olmadı. Mesele filler.
Filler tehlike hissetti mi, bilemeyeceğiz. Avcılar ateş etmeden önce.
Filler ya da öldürdükleri diğer hayvanlara acımıyorlar.
Ancak bütün filler bu kadar şanslı değil.
Filler daha çok küçükken kazıklara bağlandıklarını söyledi.