Examples of using Filtreli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen içeri gelebilirsin, ama filtreli arkadaşın dışarda kalacak.
Günde en çok yarım paket sadece filtreli sigara içeceğim. Yemin ederim.
A, sen Tavşan Filtreli İhtiyarsın.
Özel filtreli.
Çay ve filtreli su şişesi mi yani?
Sen gelebilirsin ama filtreli dostun dışarıda kalmak zorunda!
Evet, fakat bunlar filtreli, yani onlar güvenli.
Sadece filtreli, mentollü sigaralar.
Filtreli olanlardan var mı?
Sigara filtreli bir katrandır.
Evet ama filtreli, yani sorun yok.
Filtreli olanlardan var mı?
Eee… Ben… Aslında mutfakta filtreli su var.
Sekiz yıllık burbon içer, filtreli sigara tüttürür.
leşçiler ve filtreli beslenenler… gelgit dönmeden kalan birkaç kısa saati değerlendirmeli.
leşçiler ve filtreli beslenenler… gelgit dönmeden kalan birkaç kısa saati değerlendirmeli.
Çocukken bir keresinde bir geziye gitmiştim. filtreli teleskopla Güneş Tutulması seyretmek için ve bir şeyler olmaya başladı.
leşçiler ve filtreli beslenenler… gelgit dönmeden kalan birkaç kısa saati değerlendirmeli.
Çocukken filtreli teleskopla güneş tutulması seyretmek için… bir eğitim gezisine gitmiştim… ve bu olay olmaya başladı.
leşçiler ve filtreli beslenenler… gelgit dönmeden kalan birkaç kısa saati değerlendirmeli.