Examples of using Fischer in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fischer da iyi, midesi bulanmazsa.
Fischer en iyilerden biri.
Fischer iyileşene kadar.
Reykjavikte Fischer ve Spassky arasında geçen bir oyun bu.
Reykjavikte Fischer ve Spassky arasında geçen bir oyun bu.
Fischer gemide, ama tekne tehlikede.
Robert Fischer, Fischer enerji imparatorluğunun varisi.
Fischer da iyi. Araba tutmazsa tabii.
Fischer da iyi. Araba tutmazsa tabii.
Maurice Fischer ilkesi geregi davalardan kacinirdi.
Robert Fischer, Fischer enerji imparatorluğunun varisi.
Maurice Fischer Sydneyde öldü. Vakit geldi.
Fischer için üzgünüm, Jack.
Bobby Fischer bu maçta geriden geldi.
Fischer yanılıyor.
Fischer a bir mesaj yolla.
Değil mi?- Fischer ile ilgili elinde ne var?
Fischer, Emmeriche yaklaşıyor.
Fischer ile ilgili ne durumdasın bu arada?
Mikrofon takıp Fischer ile buluşmaya gitmeyi kabul etmiş.