Examples of using Fiyat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kotlar bu fiyat.
Tek ajans, tek fiyat.
Burada bir ay kalmakla, Pariste bir gece geçirmek aynı fiyat.
Eksperimin eksene tam olarak biçtiği fiyat.
Bu fiyat sistemi rezalet.
Tek faktör fiyat değil.
Onun durumundaki biri için iki misli fiyat ödemeniz gerekiyor.
Çok iyi… fiyat 24,000.
Köprü inşaatı için fiyat verilmişti.
Onlara yarı fiyat vermeliyiz.
Poz da aynı fiyat.
Bütçe açısından rekabetçi bir şekilde ayarlanmış fiyat paketlerimiz var.
Enromarkt kurumlar arası fiyat ve bilgi platformu, sadece Almanya.
Farelerimiz düşüktür…''-'' Fiyat.
Steve hadi müteahhitlerden fiyat alalım.
Yüksek fiyat.
Hepsi aynı fiyat.
Bu gerçekten çok çirkin ve ona göre fiyat biçildi.
Anladım sana eski usül fiyat vermişler.
Eski kesim, yeni fiyat.