Examples of using Florence in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O Florence. İsmini sevmem
O Florence. İsmini sevmem ama insanı çeken bir tarafı var.
Florence, Alabamada bir alışveriş merkezi işletiyorum.
Florence uçuşu boyunca sanki Connecticuttaymışız gibi kitap okudu.
Florence ve baban arasında.
Çok üzücü. Florence işgal sırasında nasıldı?
Kahyam Florence da yanımdaydı, biraz dolaştık.- Yürüyüşe çıkmıştım.
Geceyi Florence ve Normandie Sokağının arasında geçirmiş gibisin.
Bu Florence Hayes, yeni IT uzmanımız.
Florence arıyor.- Floransa mı?
Florence and the Machine konserinde değiliz ya.
Florence da geldi mi?
Florence Moore davasında çalışmıştım.
An8} Yardım lazım, Florence ve Normandiede şişe
An8} İtfaiye, Florence ve Normandiedeki durumun farkında.
Buna Florence bülbülü etkisi diyorlar.
Bu konunun Florence Nightingale sırrını çözüyor.
Son kementçi ekibimiz Florence, Arizonadan Henry Thompson ve.
Bitti. Florence ile de bitti, diğerleriyle de.
Florence ve Normande caddelerinin kesiştiği noktadayız.