Examples of using Fobi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bunlara ne diyeceğimi bilmiyorum, fobi krizi olmuş?
Psikiyatrımın fobi sayfasını yaparak başlamıştım.
Hatta adını fobi bile koyabilirsiniz.
Fobi değil.
Fobi, endişe, kilo kaybı, hatta spor konusunda işe yarar.
Fobi denir ona!
Bir tür fobi bu.
Köpek.- Hangi fobi?
Bu fobi, agorafobi ile yakından ilişkili olabilir; bu, kendine güveni
Bu fobi sıklıkla genç yaşta ortaya çıkmasına rağmen,
sosyal fobi.
Fobi'','' korkusu'' anlamına gelir, podofobinin'' ayak korkusu'' olması gibi.
Dolayısıyla, bu fobi, insanların büyüdüklerinde sahip oldukları davranış
Bu fobi, kişi ölüme şahit olunca veya çocukken cenaze törenine katılmak zorunda bırakıldığında gelişebilir.
Ki, fobini yendiğini söyleyerek bunu yapmaya çalıştın Caitlin.
Turşu fobim var da.
Ayrılma fobim olduğunu mu düşünüyorsun?
Lucasın salakça fobilerine yardımı olur.
Asansör fobimden önce, Kavanagh binasına tur düzenlerdim.
Panphobia medikal kaynaklarda fobinin bir türü olarak tanımlanmaz.