Examples of using Folsom in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Clark Folsom. 2011de Oscar için bir kaç kere kefalet ödemiş
İyi iş düşüncen benden farklı çünkü zaten Folsom Gıdadan eksik para aldık şimdi de Darbyden az para almamızı istiyorsun.
Eyalet Meclisindeyken, Folsom Eyalet Hapishanesine gidip… hapishane sorunlarını anlamak
Eyalet Meclisindeyken, Folsom Eyalet Hapishanesine gidip… hapishane sorunlarını anlamak
Kişisel bir şey… Ben de Folsom Gıda ile meşgulüm ama kendi şahsi işlerim için işe bir saat erken geldim.
biraz zor Bay Hastings. Arkasında Folsom Hapishanesi koğuş toplantısı yapılıyor… baksanıza.
Şarkılarınız şöyle,'' Ve tren gelir dağın etrafından Folsom Hapishanesine.
Silah ve Folsom cezaevinden gelen mektup var mı diye baktık.
Hanley Folsoma hem de.
Ama cinayete teşebbüsten Folsomda 7 yıl yattım.
Folsomdan. Hayır.
Folsomda, B koğuşunda.
Çoğunlukla Folsomda, beş sene.
Yarın Folsomda ailevi bir iş var.
Folsomda, B koğuşunda.
Bonzi Folsomun bunu, bir esnafı.
Bonzi Folsomun bunu, bir esnafı dövdürmek için paylaştığından oldukça eminiz.
Bonzi Folsoma giden başka bir yol bulmalıyız.
Bonzi Folsomla mı oturuyor? Carol Logan?
Bonzi Folsomun bunu, bir esnafı.