FOLYO in English translation

foil
folyo
varak
flöre
engellemek
bozmama
tinfoil
folyo
kalaydan
alüminyum
foils
folyo
varak
flöre
engellemek
bozmama
folio
cilt
folyo

Examples of using Folyo in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Folyo için paraları var, yani sattığın şey içinde paraları var.
They got money for whatever you're selling. They got money for tin foil.
Folyo kabartmalılardan biraz daha mı biraz?
You need more like this, With the foil embossing?
Oğlum için bir top folyo.
It's a ball of foil for my son.
Belki bir tabaka folyo eklesek olur.
Maybe if we add a layer of tinfoil.
tirbuşon ve biraz folyo getirin.
a corkscrew and some tin foil.
O zaman bana bir rulo tuvalet kağıdı, tirbuşon ve biraz folyo getirin.
A corkscrew and some tin foil. Then get me a toilet paper roll.
Eğer kendine şapka yapmak istersen mutfakta folyo var.
There's some tin foil in the kitchen if you want to make yourself a little hat.
Şimdilik toz kahve,… erimiş alüminyum folyo, iki çeşit plastik polyester, strafor, sakız
So, so far we have got coffee grounds, melted aluminum foil, two kinds of plastic,
Birgün mikrodalga fırının içindeki folyo gibi, vızıldayıp çatırdayacağım ve bu olurken kendi türümün yanında olmak istiyorum.
Someday I will be buzzing like tinfoil in a microwave and I would rather be with my own kind then.
Folyo battaniyeyle kaldırımda oturan adamın ofisine giren arabayla bir ilgisi var mı?
Does the car in your office have anything to do with that guy sitting on the curb with a foil blanket?
Adam hapiste bulduğu alüminyum folyo, şeker, ve bakım bölümünde bulduğu çıkarıcıyla gaz bombası yapmış.
He made a smoke bomb from the stuff he has in prison: Aluminum foil, sugar, stump remover from the maintenance shed.
Justinin folyo şapkasını çıkaralım Sparky.
Let's take Justin's tinfoil hat off, Sparky,
Othello, Shakespeare in çeyrek boy ve folyo baskılar arasında metinlerde düzeltmeler yapmış olabileceği düşünülmektedir.
Hamlet, Troilus and Cressida, and Othello, Shakespeare could have revised the texts between the quarto and folio editions.
Erken elektrokimyasal kapasitörler iki alüminyum folyo aktif karbon ile kaplı- bir elektrolit içine batırılmış
Early electrochemical capacitors used two aluminum foils covered with activated carbon-the electrodes-which were soaked in an electrolyte
Bu kurşun önlük, ruhumu görmesini engelliyor folyo taç da beyin dalgalarımı karıştırıp Sheilanın düşüncelerimi okumasını zorlaştırıyor.
This leaden apron prevents her from peering into my soul, and the foil crown scrambles my brain waves, thus retarding Sheila's ability to read my thoughts.
Tuzruhu, amonyak ve folyo başka da bir yan ürün üretmeden. çok miktarda duman çıkartan bir reaksiyon başlatırlar.
With absolutely no other by-products. Muriatic acid mixed with ammonia and tinfoil creates a chemical reaction that releases a lot of smoke.
Najdovski, hortum, sac, folyo, film ve diğer malzemelerin fiyatlarının% 2,5e yakın düşeceğini belirtti.
Najdovski explained that the prices of hoses, sheets, foils, films and other materials will be reduced by close to 2.5.
Tamam. Hep mikrodalgaya… alüminyum folyo koysak ne olacağını… merak etmişimdir? Mm.
I have always wondered… in the microwave? what would actually happen if you put aluminum foil Okay… Mm.
Ve sonra ped ve folyo ile kaplaman gerekiyor. Tırnaklarını asetona batırman.
You have to soak your nails in acetone, and then, cover your nails with pads and tinfoil.
Tamam. Hep mikrodalgaya… alüminyum folyo koysak ne olacağını… merak etmişimdir? Mm.
Okay… Mm. I have always wondered… in the microwave? what would actually happen if you put aluminum foil.
Results: 139, Time: 0.0311

Top dictionary queries

Turkish - English