Examples of using Fondip in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şarap fondip öyle mi?
Fondip. Aynı üniversitede okumadık
Zili her duyuşunda fondip yapacaksın.
Laurenın fondip ve gece kulüpleri dışında hamleleri de varmış.
Bir kez fondip yapacağım.
Biri geliyor. Fondip.
Fondip. Ne zaman teklif edeceksin peki?
Biri geliyor. Fondip.
Sayılar! Fondip!
Ben de kaltaklara fondip yaptıranların şefiyim.
Gerçekten, ülserim için hiç iyi değil. Fondip!
Hadi gel de benimle fondip yap!
Demek bu yüzden fondip yapmıyorduk.
Gerçekten, ülserim için hiç iyi değil. Fondip!
Hadi gel de benimle fondip yap!
Kutsal Hazine avcılarındaki fondip yarışı gibi.
Hazırım, George. Fondip.
Annem'' Cate ve Ryan'' fondip bardakları mı sipariş etmiş?
Çukulatalı sütleri fondip yaparak.
Hazırım, George. Fondip.