Examples of using Fox in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben Fox Mulder. Bu da Dana Scully.
Fox yüzünden, Sandowu New Yorka o davet etmiş.
FBIdan Fox Mulder.
Fox and Gooseta çalışıyormuş.
Bazı babalar Fox Spora röportaj verirler ve bazıları şartlı tahliye olurlar.
Fox and Gooseta buluşuyormuşsunuz?
Carla Constanza, Fox and Goosetan iki telefon görüşmesi yaptı.
Fox değil, Blimpin orada olurum.
Glee'', Fox tarafından üretilen Amerikan televizyon dizisidir.
Fox stüdyoları ve Monroenun temsilcileri şimdiye kadar herhangi bir yorumda bulunmadılar.
Bu Fox Parisin ek işi.
Mr. Fox Ballı Barbekü Soslu çıtır Domuz derisi yemişsin?
Fox Sayfası Facebook Sayfası Twitter Sayfası.
Fox kendi savunmasını kendi yaptığı için karışıklığı düzeltmeye aklı yetmedi.
Fox& Houndsdaki şu barmen kız.
Eğer Fox Rivera dönerlerse, bu iş biter. Hepimiz için.
Fox adında bir suçluyu ve bir çocuğu arıyoruz.
Y: i} Fox Kitabevinin{ y: i} felsefesi budur.
Fox Kitap Mağazası. Çok yakında.
Fox Kitap Mağazası.