Examples of using Foxun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu dönemde, NBCnin 208 televizyon istasyonu varken Foxun sadece 133 istasyonu vardı.
Bodrum katından aşağı indiğimizde ise Foxun haber odası.
O yüzden Rogerın hikâyesi olmadan Foxun hikâyesi olmaz.
Ama Ailesin o kayıtlarını saklı tutmak için Foxun teklifi oldukça büyük olacak bence.
Geleceğini ona bildiririm. Foxun bölümü.
sadece David Foxun şakasının… olmadığını açıklamaya çalışıyorum. Öyle yaparım.
Artık oyunculuk yapmıyor bile, bu çok yazık çünkü Michael J Foxun büyük hayranıyım.
Artık oyunculuk yapmıyor bile, bu çok yazık çünkü Michael J Foxun büyük hayranıyım.
Bir şehir kahramanı olması ve insanların katili özgür bırakmaya çalışması. Bana garip gelen tek şey Lucius Foxun.
insanların katili özgür bırakmaya çalışması. Bana garip gelen tek şey Lucius Foxun.
Bir şehir kahramanı olması ve insanların katili özgür bırakmaya çalışması. Bana garip gelen tek şey Lucius Foxun.
FOXun oyun şovu olan Are You Smarter'' Than a 5th Grader?
Michael J. Foxun Geleceğe Dönüşte Marty McFly olarak sunduğu gitar performansını seyrettikten sonra, bu enstrüman onu adeta büyüledi.
Rachel Berry, Foxun müzikal komedi-drama dizisi Gleedeki yinelenen kurgusal karakter ve de facto baş kadın oyuncu.
Marilynin sorunlarının Foxun mali dertlerine eklenmesinden korkan şirket yöneticisi Peter Levathes Marilynin psikiyatrı Dr. Greensona başvurdu.
Eleştirmenler diziyi Foxun onun dışında Reality TV odaklı olan yayın akışı içinde parlak bir nokta olarak değerlendirdi.
Martinez, Roberto Foxun eğitim tesisi de dahil birkaç mülkün sahibi. Robertonun bürosunu hatırlıyorsun değil mi? Elbette.
Foxun bölümü.
Foxun işi.
Foxun arabası!