FRAN in English translation

Examples of using Fran in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Fran evde mi?- Merhaba Harold!
Oh, hello, Harold. Is Fran around?
Fran evde mi?- Merhaba Harold!
Hello, Harold. Is Fran around?
Fran, çok düşüncelisin aşkım ama bunu kabul edemem.
That's very kind of you Fran love, but no.
Danny, Fran bu gece döktürüyor.
Danny, Fran's been killing'em tonight.
Tanrım Fran, ne zamandan beri sana her şeyi anlatmak zorundayım?
Have to tell you anything? Jesus, Franny, since when do I?
Çok naziksin Fran, ama hayır.
That's very kind of you Fran love, but no.
Fran nerde kaldı?! Öğle yemeği!
Where's Fran?! Lunch!
Fran, 9:00da beni çatıda bekle.
Frannie, meet me on the roof at 9:00.
Fran piyanosunu aldı.
Fran's got her piano.
Fran, 9:00da beni çatıda bekle.
Frannie, meet me on the roof at 9 o'clock.
Fran kasabada olmadığı için.
With Fran being away and all.
Ben de Fran. Aman Tanrım.- Ben Steve.
And I'm Fran.- I'm Steve.
Çünkü Fran orada… beni bekliyor, değil mi?
R原文字幕} waiting for me, isn't she? Cos Fran's there?
Fran yaşıyor mu?
Fran's alive?
Fran ölmüş.
Fran's dead.
Fran ve Mark ile birlikte simdiye kadar geçirdigimiz en eglenceli zaman.
This is the most fun we have ever had with Fran and Mark here.
Fran bir erkek mi? Fran sen misin?
You're Fran? Fran's a man?
Fran ile toplantımıza bile geç kaldın.
You were late for the Fran meeting.
Aslında, Fran de burada mı?
Actually, is Fran here?
Fran bu.
This is Fran.
Results: 1250, Time: 0.0323

Top dictionary queries

Turkish - English