Examples of using Franck in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Franck Wahuzue ile konuşmak istiyorum. Alo?
Alo? Franck Wahuzue ile konuşmak istiyorum.
Sağol Franck.
Adı Franck.
Bu Franck.
Çabuk, Franck görmeden.
Merhaba. Siz Franck olmalısınız?
Merhaba. Merhaba. Ben Franck.
Merhaba. Ben Franck. Merhaba.
Ben köşeme çekileyim, Franck.
Franck Emmanuel Issoze-Ngondet( 2 Nisan 1961),
Franck Cipriano tarafından yapılan genetik analizler bu iki yunus türünün yaklaşık iki milyon yıl önce ayrıldığını göstermektedir.
James Franck ve George de Hevesy ile çalışması sayesinde,
James Franck kimyasal reaksiyonlarda indüklenmiş fotonun mekanzimasıyla alakadar olmuştur.
Herzfeld bu görüşü doğrulamaktadır ve Goeppert-Mayer, Franck ve Herzfeldin Johns Hopkins Üniversitesinde oluşunun,
Franck Palleux gibi genetikçiler için bu harfler insan beyninin sırlarını çözecek ipuçlarını taşıyor.
kısa filmler 14h05 ve The Misadventures of Franck and Martha ile başlamıştır.
Ama bütün bunlar sana fazla geldiyse benimle hiç tanışmamış olmayı yeğlersen keşke bunlar hiç olmasaydı dersen sana hepsini unutturabilirim Franck.
Dinle, Franck.
Franck 1935 yılında Amerika Birleşik Devletleri için Danimarkayı terk edene kadar,