Examples of using Franco in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Franco olabilir.
Elbiselerini Franco ya ver.
Avrupa Komisyonu Başkanı Franco Maria Malfattinın kabine direktörü olmuştur.
Franco öldüğünden beri, suç yüzdesi çok arttı.
Bu Franco, İtalyanlar ve Almanların uşağı.
Franco, her bir Yahudi için savaşıyor.
Franco, her bir Yahudi için savasiyor.
İspanyaya kaçtı, Franco isyanından üç gün sonra, pilot olarak görev yaptı.
İşte bu Franco İspanyasındaki günlük ekmeğiniz… Eşinizin dinlenmeye ihtiyacı var.
Bu Franco İspanyasından getirilen günlük ekmeğiniz… bu değirmende tutuluyor.
Bu Franco İspanyasından getirilen günlük ekmeğiniz!
Bu Franco İspanyasından getirilen günlük ekmeğiniz.
Benim Franco. Oraya gelemiyorum.
Bu Franco için bir rekor!
Franco tarafindan yasaklanan Mayis kutlamalarinda Madridte miydin?
Kimmiş?- Adı Franco Perroti, çekirdekten yetişme uyuşturucu bağımlısı.
Franco ile mücadele etmeliyiz!
Bunuelin, Franco İspanyasındaki filmleri de böyle kışkırtıcıdır.
Franco ile aranı düzeltmelisin.
Franco burda mı?
