FREDRIK in English translation

fredrik
edin fredrik
frederik

Examples of using Fredrik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The Pirate Bay isimli BitTorrent şirketinin kurucularından( Fredrik Neij ve Peter Sunde) biri olarak tanınan İsveçli bilgisayar uzmanıdır.
co-founder of the BitTorrent site The Pirate Bay together with Fredrik Neij and Peter Sunde.
Ture Nerman, Carl Lindhagen ve Fredrik Ström yolculuk için çok çaba sarfetmişlerdir.
Carl Lindhagen and Fredrik Ström, who together with Platten had helped plan the trip.
İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt görüşmelerden sonra yaptığı açıklamada,'' İkramiye balonu bu gece patlıyor.''
The bonus bubble bursts tonight," Swedish Prime Minister Fredrik Reinfeldt said after the talks."Banks, some of which owe their
şekilde üye olmasını istiyor. 1 Temmuzda AB dönem başkanlığını devralacak olan İsveç hükümetinin hedeflerini sunduğu konuşmasında İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeld, kabinesinin Balkanların avrupa bloğuna bir an önce katılmasının en sadık savunucuları arasında yer almaya devam edeceğini söyledi.
including Albania, local media reported on Thursday(June 11th). Presenting the objectives of the Swedish government which is taking over the EU's rotating presidency on July 1st, Swedish Prime Minister Fredrik Reinfeld said that his cabinet will continue to be the best advocate of quick integration of the Balkans into the European block.
piyasaya sunulması 1862 yılında İsveçli Göran Fredrik Göransson Bessemer Yöntemi kullanarak yüksek kalitede çelik üreten Högbo Stål& Jernwerks AB firmasını kurdu.
took the patent for Superior handsaws In 1862 Swedish Göran Fredrik Göransson founded Högbo Stål& Jernwerks AB, producing high quality steel using the Bessemer process.
Fredrike telefon edeceğim.
I will call Fredrik.
Bugün sevgili Fredrikin doğum günü.
It's the birthday of my dear Fredrik.
Gitmeden önce Fredriki beklemen gerekiyordu.
You should have waited for Fredrik before you left.
Fredrikle Jonnyyi yolladım.
I send Fredrik and Jonny.
Fredrikin partilerin adamı olduğunu söyledim.
I said that Fredrik likes to party.
Kimse Prens Fredrike böyle davranamaz.
Nobody treats prince Fredrik this way.
Fredriki arayacağım.
I will call Fredrik.
Fredriki aradım.
I called Fredrik.
Andersson, Fredrikin durumu nasıl?
Andersson, how is Fredrik doing?
Dün bütün gün Fredrike ulaşmaya çalıştım.
I tried to get hold of Fredrik all day yesterday.
kral olarak Fredrikle evlenmeni emrediyorum!
the king demands that you marry Fredrik!
Fredrikin aksine ben kendimi yazılı olarak daha iyi ifade edebiliyorum.
I express myself well in writing, as opposed to Fredrik.
Fredrike göre hava hoş.
For Fredrik it's easy.
Larsın ağabeyi, Pernillenin kocası ve Viola ile Fredrikin de babası.
Lars' brother, married to Pernille, Viola and Frederik's dad.
Cesur Kral Fredrikin gelecekteki saltanatına içelim. Böylece dağın içine sızıp.
for the brave and wise king Fredrik. Then we just walk right in.
Results: 148, Time: 0.0305

Top dictionary queries

Turkish - English