Examples of using Fuat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Akalın, aynı yıl Ağustosta başlayıp sonraki ay sona eren TV8 ses yarışması Rising Star Türkiyenin ilk sezonunda Gülben Ergen, Fuat Güner ve Mustafa Sandal ile jüri koltuğunu paylaştı.
Ercan Taner, Fuat Akdağ, Nebil Evren,
Fuata bir şey söyledin mi?
Sen Fuatı ne sanıyorsun?
Fuatla ilgili ne biliyorsun?
Fuata. Elimde dosya var.
Ben Fuatın aldığı nefesi bilirim.
Bulduk senin Fuatı.
Bana izin ver, şu Fuatı bulup geleyim.
Gitmeden, Beyaz Kule bahçesinde Ali Fuatla buluştu.
Fuatın açık kalp ameliyatı çok başarılı geçti.
Sorgulama sonunda, en yakın arkadaşı Ali Fuatla birlikte memleketlerine kolay ulaşamayacakları bir yere gönderilmelerine karar verildi.
Bu yalnızlık döneminde, hayat koşusuna birlikte başladığı suikast davasında yargılattığı eski dostu Ali Fuatı davet etti yatına.
biraz da arkadaşı Ali Fuatın babasının kendisine kol kanat germesi sayesinde toparlandı.
Kes sesini Fuat.
Fuat sen kimsin,?
Fuat Arası mı bekliyoruz?
Fuat amca, vardır burada Bulgar köyleri.
Ben dedim'' Fuat amca gitsin.
Bu tarafta dedi Fuat amca. Bilmiyorum.