GALI in English translation

gal
kız
kadın
hatun
bir kadını
kızsın
gali

Examples of using Gali in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Galini ve ben genç bir akbabayı kurtardık.
Galini and I have rescued a young vulture.
Galini ve ben katliamı durdurduk.
Galini and I stopped the slaughter.
Galini yardım etti, neredeyse bütün günlerimi onunla geçiriyorum.
Helped by Galini, who I spend most days with.
Sen ve Galini, birbiriniz için yaratılmışsınız.
You and Galini sound like a match made in zoic.
Galini sana ne dedi?
What's Galini said to you?
Galini! Yunan arkadaşım bunu kendi güzel üslubuyla anlatacak.
Galini! My Greek friend will explain that in her beautiful way.
Oh, Galini, harika zamanlama.
Oh, Galini, perfect timing.
Çocuklar nerede? İstediğin gibi, Galideler.
At Gali's, like you asked.-Where are the kids?
Çok güzel ve bu kez Galini akbabanın izini sürecek.
Lovely, and this time Galini will track down the vulture.
Biraz uyu. Alt kata inip Galini için bir yatak hazırlarım.
Get some sleep. I will go downstairs and make up a bed for Galini.
Hayır, Roger, o Galini için.
No, Roger, that's for Galini.
Uri Galili ve Tom Turek ile şöyle bir sistem tasarladık, o galactosyl epitoplarını yıkamak ya da soymak için enzimleri kullanarak bir enzim yıkama işlemi.
I have to design-- and we designed with Uri Galili and Tom Turek-- an enzyme wash to wash away, or strip, those galactosyl epitopes with a specific enzyme.
LeDay, Gilboa Galilin, İsrail Basketbol Süper Liginde Hapoel Jerusaleme 2018 playofflarında kaybetti fakat buraya ulaşmasına yardımcı oldu.
Weisz helped Gilboa Galil to reach the 2018 Israeli League Playoffs, where they eventually lost to Hapoel Jerusalem.
Üzgünüm, ailem dün sirke gitmeme izin vermedi.- Gerry!- Galini!
Galini!- Gerry! Sorry, my parents don't let me go to the circus yesterday!
Gali, bekle.
Gali, now wait.
Gali, yapma.
Gali, come on.
Gali, anahtarı ver.
Gali, give me the keys.
Gali: Gerek yok.
Gali: Don't bother.
Gali, namluda kurşun var.
Gali, there's a bullet in the barrel.
Gali, tatlım, nasılsın?
Gali, sweetie, what's up?
Results: 121, Time: 0.0253

Top dictionary queries

Turkish - English