Examples of using Gamze in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sağ yanağımda gamze yok.
Oldu yanağındaki gamze.
Yarasa, domuz, gamze, balık.
Gamze Özçelik Evlendi.
Çünkü şurasında gamze vardı. Etmeli.
Scott, Leenin çenesinde gamze yok.
Scott, Leenin çenesinde gamze yokmuş.
Etmeli. Çünkü şurasında gamze vardı.
Şirin mi? Dizinde gamze olan mı?
Çocuğunun adı Gamze!
Kızım doğduğunda adını Gamze koyduk.
Onlar gamze.
Çünkü şurasında gamze vardı.
ama Megan-- sakin, sanatçı ruhlu ve yanağındaki o gamze onu çok şirin yapıyor.
Gamze Bulut( d. 3 Ağustos 1992,
Özellikle, gamze merkezi kitle doğru yukarı yerine aşağı,
İstanbul milletvekilleri Gamze İlgezdi, Zeynel Emre
7. sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim,
Gamzelerini görmüyor musun?
Gamzelerimi ortaya çıkardım, gözlerimi belerttim.