Examples of using Gar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Geceleri gar gibisi olmaz.
Gar, 1870 yılında inşa edilmiştir.
Gar, rahatsızlanmış. Hayır.
Gar, rahatsızlanmış. Hayır.
Biliyorum. Gar çok kalabalıktı.
Ben Gar Saxon, Mandaloreun İmparatorluk Genel Valisi.
Adı Gar Saxon.
Gar 7 ve 7Ada.
Gar, bana yardım etmelisin.
Gar gibi heyecanlandırıcı birisiyle tanışınca, siz de onu terk ederdiniz. Benim yerimde olsanız.
Selam Gar, geç kaldım kusura bakma.
Selam Gar, geç kaldım kusura bakma.
Ben Gar…- Sikeyim.- Efendim?
Ne diyorsun, Gar?
Barbrady mi, Şef mi, Bay Gar.
Ne?- Gar geliyor!
Yeraltı şehrine giden erişim yollarından birini keserken… liderlerden biri olan Gar Saxonla karşılaştık.
Gar, 1886 yılında 67 km uzunluğundaki Adana-Mersin demiryolu hattının batı terminali olarak inşa edilmiştir.
Yeraltı şehrine giden erişim yollarından birini keserken… liderlerden biri olan Gar Saxonla karşılaştık.
Gar, liman idaresinden yaklaşık 500 m uzaklıktadır