Examples of using Garda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Trenler garda dururlar.
Garda kabak çekirdeği sattım.
Seninle garda buluşurum.
Garda çok polis var.
Garda, yaşamımı alt üst edecektir.
Onu sonsuza kadar Garda atmak mı?
Beni Garda atsalar da umurumda değil.
Burada ben çalışıyorum! Sen garda!
Bu öğle sonu trenle git, garda taksiye bin.
Çünkü dosdoğru Garda dönüyorsun.
İki gün sonra garda.
Müvekkilim bana, Garda tarafından tartaklandığı sırada sadece yol boyunca yürüdüğünü belirtti.
İnce topuklu muydu bilmem ama garda bebek gibi bir kız gördük.
İki gazete- haftalık Ziarul de Garda[ Koruyucu] ve günlük Timpul[ Zaman]- bu tür sahtekarlıkların kurbanı oldu.
Valentinenın Idristeki Garda götürülmesini talep ettim. Clave tranferi onayladı.
Tokay şarabı içip, garda bir duvara yaslanarak, serseriymiş gibi yapmak da geri getirmez.
Duruşmanın geri kalanında jüri üyelerinin, silahlı Garda koruması altında bir otelde ayrı tutulmasına karar verdim.
Şey, aslında Garı tavsiye etmemi benden o istedi.
Garın gemisini tam önümüzde tespit ediyorum.
Lyon Garına mı?