Examples of using Gavin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu da Gavin. Ben Taylor.
Bu da Gavin. Ben Taylor.
Midge, kolejden Gavin Elster isimli birisini hatırlıyor musun?
Gavin çok iyiymiş, değil mi?
Gavin dondurma yapıyor.
Gavin ORyanın Hawaiiden ayrıldığını gösteren uçuş kaydı da yok.
Gavin ORyanın o gün adadan ayrılmış olması mümkün değil.
Gavin ile konuşmak istiyorum. Nereye gidiyorsun?
Gavin ile konuşmak istiyorum. Nereye gidiyorsun?
Tommy Gavin, bize emir almayı mı öğretecek? Tanrım?
Gavin yalan söylüyor. Polisi vuran oydu.
Gavin yalan söylüyor. Polisi vuran oydu.
Gavin Strick, yeniden yapılanmadan canlı olarak bildiriyor.
Gavin Belsona yaptıklarnızdan dolayı büyük takipçinizim.
Gavin burada ne yapıyorsun?
Gavin öldürdü.
Bu, Gavin. Haklısın.
Cidden yok. Gavin pasta yesin diye bir bahane sadece.
Sophie, Gavin ve Moirayla konuşuyordu.
Gavin Andrews ile konuşup… ayrılmasını isteyece.