Examples of using Gaz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana gaz sıkan o orospuyla birlikte.
Anne, gaz sobası duman çıkarıyor.
Ben hazır doğdum, Gaz.
Her neyse, oraya göz yaşartıcı gaz attırmıştım.
Sonra ışığı sönünce… gaz lambasını söndürmüş gibi oluyor.
Hayır, iyi durumdayız.- Gaz.
Her neyse, birileri dün gece onu gaz vererek öldürmüş.
Sonra ışığı sönünce… gaz lambasını söndürmüş gibi oluyor.
Nereden biliyorsun?- Gaz verildi.
İnekleri sağmaya ve gaz lambası kullanmaya da başlayacak mıyız?
Nereden biliyorsun?- Gaz verildi?
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.
Otobüsün önünde Mathieuya gaz attınız.
Bizim sis makinelerimizi kullanıyor. Gaz dumanı.
Duşta gaz yemişsin.
Bizim sis makinelerimizi kullanıyor. Gaz dumanı.
Senin bilmediğin, bana gaz verildi ve.
Biz size gaz sıktık.
Biz size gaz sıktık.
Kaptan Bellicki dinleyip bütün bloğa gaz bombası atman lazımdı.