Examples of using Gilberte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gilberte Jime cephede paket yolluyordu.
Bay Gilberte bir ziyaret yaptım.
Gilberte bile zor bakıyorum.
Manifesto yani, Gilberte yazdığım mektup değil.
Bent evrakları Gilberte bıraktı.
Tedarikçiyi buluruz. Sonra da işi Gilberte bırakırız.
Kralın Yüksek Temyiz Mahkemesi, Gregson, Gilberte karşı.
Şu da Josie Pye, Gilberte bakıyor.
Hala seviyorsunuz onu, o da sizi. Adı Gilberte.
Hala seviyorsunuz onu, o da sizi. Adı Gilberte.
Kralın Yüksek Temyiz Mahkemesi, Gregson, Gilberte karşı.
Gregson, Gilberte karşı. Sessizlik!
Kız kardeşi Gilberte bir yazısında Pascalın yemekler için hiç'' İyi olmuş.'' demediğini yazar.
Gilberte, buradan çıkmam gerek'' dediğinde en yakın arkadaşıma hayır diyemezdim.
Daha önce de bu suçlamaları Bay Gilberte karşı yapmıştın, doğru değil mi?
Daha önce de bu suçlamaları Bay Gilberte karşı yapmıştın, doğru değil mi? Ama sonra da hızlıca ifadeni değiştirdin.
Gilberte akşam yemeği için misafir olarak sana katılmakta ısrar ederse… bu gece, yalnız gelmek zorunda kalacak.
Ertesi gün zavallı Gilberte buna katlanamayacağımı söyledim,… o da tekrar gelmedi.
Bilirsiniz, müfettiş, W. S. Gilberte göre, bir polisin hayatı mutlu olanlardan değildir.
Dinle Gilberte, Catherine bir şeyi yapmak vermeyecekse, ki yanılabilir de, istediğinde, başkalarına zarar… zevk için,