Examples of using Gol in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben gol atabileyim diye bana pas verir.
Yaklaşıyor. Parker Bowles ve gol!
Ama Cliff, dört gol?
O terli meksikalıya nasıl gol atarım onu düşünüyordum.
Y: i} Kubo, dizleri üzerinde, gol!
Tam buradayız, Cayman Çukurunun sağ kenarında. Gol!
Kaçak rahiple ne kadar eğleneceğini sen düşün. Gol.
Vuruyor… Gol!
Spor programları izlemiyorsun, değil mi?- Gol.
Gainerın eldivenini yırttı adeta! Vuruyor… Gol!
Hey! Gol!
Tamam. Gol!
Kurtuluyor, şutunu çekti ve gol.
Hayır, hayır, hayır, hayır. Gol! Hayır.
Lewis Grabban, Sunderland için gol atıyor!
Her şey bitecek. İşte bu. Eğer gol yapabilirse.
Anlaşılan gol olmuş.
Senden gol isteyen yok.
Rosinski gol atacak mı?