Examples of using Gordon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gordon hakkında hiçbir şey bilmiyorum Ben, sende öyle.
Gordon hapse atıldığında da düşündüğüm şey buydu.
Bunlar Gordon ve Peanut!
Gordon ve minik bir Peanut.
Buraya Gordon hakkında konuşmak için geldim.
Olmaz Gordon, şunu bitirmem gerek.
Gordon, bu muhteşem bir fikir.
Annem, Gordon Lingin kız kardeşiydi.
Tatlım, Gordon gelmiş!
Gordon nasıl?
Gordon Meydanında bir oda tuttum.
Sen Gordon Saltskisin değil mi?
Hayır, ben Gordon Stolski! Sabah duyurularını okuyan üçüncü sınıflı!
Ben Gordon Cole Harry. Beni aramışsın.
Onu tutuklayan memurlar Gordon Cole ve Philip Jeffriesdi.
Gordon- Steele davasını kim anlatabilir?
Ve Gordon, İç İşlerini Flassın üzerine saldı. Flassın yeri zor doldurulur.
Gordon hakkında böyle çirkin şeyler söylemeye hakkın yok.
Gordon Fenwickin öldürülmesi için para ödedim.
Çünkü Gordon Cloadela yaptığı mutlu evlilikle dışlanmıştın.