Examples of using Graeme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Graeme, nasılsın?
Ben Graeme değilim.
Sayın Graeme Poulson.
Ah, arsız Graeme.
Tanrı aşkına, Graeme.
Graeme ile konuştum.
Kıpırda, Graeme!
Sessizlik iyidir Graeme.
Hadi, Graeme!
Tebrikler, Graeme!
Tebrik ederim, Graeme.
Bu delilik, Graeme.
Kolunu kıpırdatmamaya çalış Graeme.
Sessizlik iyidir, Graeme.
Graeme, orada mısın?
Bastır, Graeme!
Graeme, böyle yapma.
Graeme geceyi dışarıda geçirmiş.
Graeme Jenkins cinayetini araştırıyoruz.
Bunu yapma, Graeme.