Examples of using Graff in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Takılar paha biçilemez, Graff veya Van Cleefden aldıkların iyi bir yatırım para için çaresiz kalana satmak zorunda ve sonra görünür ki veremezsin.
Takılar paha biçilemez, Graff veya Van Cleefden aldıkların iyi bir yatırım… para için çaresiz kalana satmak zorunda… ve sonra görünür ki veremezsin.
Graff ya da Van Cleefden alırsan… mücevherler paha biçilmez harika yatırımlardır… ta
Graff ya da Van Cleefden alırsan… mücevherler paha biçilmez harika yatırımlardır… ta ki paraya sıkışıp satmak zorunda kalana kadar… o zaman da görünüşe göre vazgeçemiyorsun.
Mücevher, Graff ya da Van Cleeften aldığında büyük bir yatırım… ta ki paraya ihtiyacın olup satmak zorunda kalana kadar.
İşte o zaman Graffı da ele geçireceğiz.
Jordan Graffı istiyoruz.
Sırf bu ifadeye dayanarak Graffı cinayet veya komployla suçlamak içime sinmiyor.
Sen bu Jordan Graffı şahsen tanıyor musun?
Aşağıda Jordan Graffı, Dwightın şu korkusuz liderini bulduk.
Cochran DEA süpervizoru Graffı öldürtmek için onlardan birini tuttu.
Zavallı Bay Graffı öldürüp hala yakalanmayan adamı düşünün mesela.
Felix Graffı ara ve o ne derse aynen yap.
Felix Graffı arıyordum.
Mary-Louise Graffın cinayet davası kapandı.
Ama Graffın ölmesi için bir sebep yok.
Corinna Graffın işi bitmedi.
Baylar. Graffın devralınmasının ne kadar önemli olduğunu gayet iyi biliyorsunuz.
Bay Graffa saldırıyormuşsun ve muhbirin seni engellemeye çalışıyormuş gibi duruyordu.
Graffın yeni bir oyunu vardı.