Examples of using Gut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama bu gut, Gök Tanrının bir laneti.
Gut hastasi âşiklar.
Gut, Yüzbaşı Jackson.
Gut için asla buz kullanma.
Sen çok mutlu görünüyordu Zengin koca ve gut.
Sophia Loren de mi gut hastasıymış?
On altı yıl sonra, gut olup öldü.
Kolşisin olduğunu düşünüyoruz. Gut ilacı.
Allopurinol: Gut ilacı.
Evet. Aşırı dozda gut ilacı olduğunu.
Haklı olsan bile artık gut hapı almıyordu.
Etkimizi kullanacağız, hey, Gut?
Charles Thackrah lehimcilerde görülen gut hakkında yazmıştı.
Nasılsın? Kim gut olmuş?
Nasılsın? Kim gut olmuş?
Lupus, gut, glokom, kireçlenme,
Şarkı, 1998te Du riechst so gut 98 adıyla ve yeni bir kliple yeniden satışa sunulmuştur.
Gut hastalığı veya bazılarının dediği gibi, gut bir çeşit eklem iltihabıdır.
İşte kitap: Akademik bir çalışma. Gut, romatizma, migren kıskançIık ve hasetten hasta bir karaciğer.
Brennan metal'' qraqeb'' ve'' guembri ve gut bas dizeleri'' zil ve bas jazz ses paralel olduğu dikkat çekti.