Examples of using Haider in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
düzenlediği elemelerde sunuculuk yapmış, dans gösterisiDancing Stars da Alfons Haider ile birlikte sunuculuk yapmıştır.
Bay Jörg Haiderin kız kardeşi Ursula Haubnerdir.
Haiderle pansiyonda tanışmış olabilir.
Haideri öldürecek birini tuttun.
Haideri tanıyor musun?
Bence sistemini öğrenmek için Haideri oraya yolladı.
Uzun süredir devam eden Ulusal Parti başkanı Jörg Haiderin öğrencisi olarak görüldü, ancak Ocak 2005te parti içindeki artan çekişme yüzünden ona karşı durmaya başladı.
Bir öğretmen olan annesi Dorothea Haiderin savaşın sona ermesinin ardından birkaç yıl öğretmenlik yapması yasaklanmıştır.
Seçimlerde ÖVP, FPÖnün gerisinde bitirmiş olmasına rağmen, tartışmalı FPÖ lideri Jörg Haiderin yerine ÖVP lideri Wolfgang Schüssel Şansölye oldu.
Khaalid, Kristalden iki mesaj vardı. İkiside Haiderden, henüz kimse onu hatırlayamamış gibi görünüyor.
Ne? Haider.
Haider nerede?
Haider kim?
Haider, hadi.
Anne! Haider.
Ya Haider?
Özür dilerim. Haider.
Haider, gel hemen.
Hayır, Haider değil.