Examples of using Hakan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Demir- Hakan Demir(?-) Türk zoolog.
Hakan ve babam, ikimiz gibi kan kardeş değil miydi?
Hakan onları esir tutuyor.
Hakan öldü!
Hakan bebekken gelirdi onu sevmeye, ablasıyla oynarlardı.
Hakan: Berrinin fakülteden arkadaşı
Hakan çok değişti.
Hakan ilk maaşımı verdi, 200 YTL.
Hakan… sözünü tutmadı. Ama mesajımız…- Canlı mı?
Hakan! Nedir bu kılığın kıyafetin oğlum? Hakan!
Bu, Hakan. Son Muhafız.
Hakan orada mı?
Hakan bitti, şimdi bunlarla mı uğraşmaya başladın?
Hakan nasıl?
Sorun Hakan. -Ne oldu?
Ben Hakan konusunda acele ettim.
Sorun Hakan. -Ne oldu?
Hakan bu.
Evet bu Hakan.
Bu Hakan.