Examples of using Halama in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hepimizin halama destek olması lazım.
Bunun için halama yemin ettim.
Halama yardım etmekle.- Ne yapmakla?
Zelda halama göre değil.
Önce Patty halama sorma hatasına düştüm.
Halama yardım ettim, O ve bir arkadaşım birlikte. İkisi de engelli.
Gidip halama selam vereyim yoksa anneme kızar.
Halama söyler misiniz, siparişler hazır.
Benim Rita halama benziyor.
Ne yapmakla?- Halama yardım etmekle.
Söylemiş, halam da bana. Dedikodu servisinden. Annen halama.
Ya kasabaya ineceğim ya da halama haber vereceğim.
Şey… Beni halama götürebilirsin belki.
Annie halama.
Ölüm perisi Hilda halama yaklaşırsa onu paramparça et Salem, tamam mı?
Ölüm perisi Hilda halama yaklaşırsa onu paramparça et Salem, tamam mı?
Burayı kiralayıp parasını da Audrey Halama veririz.
İyi oldu bu. Maeby ve Lindsay halama onlarla birlikte döneceğimi söylerim.
Size söyledim, bu tesis benim değil, Doris halama ait.
Annem ben daha bebekken kanserden ölmüş babam ise annem öldükten sonra beni büyütsün diye halama vermiş.