Examples of using Haleyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O zaman gidip Haleyi kurtaralım!
Kızı öldürebilir. Evet ama durum buyken Haleyi almak.
Öncelikle, Haleyi o kadar şişman görmek mükemmel olacak. Ayrıca düşünsene aslında yeğenim olan sahte bir kardeşim olacak. Harika bir şey.
Herneyse. Hastaneden çıktığımda Haleyi görmeye gittim, çünkü beni affedip affetmeyeceğini öğrenmem gerekiyordu.
Eğer Tarask, Haleyi alıp… cehenneme götürürse… ne olacak? Peder?
Bir… altı. Öncelikle, Haleyi o kadar şişman görmek mükemmel olacak.
Eğer Tarask, Haleyi alıp… cehenneme götürürse… ne olacak? Peder?
Bir… altı. Öncelikle, Haleyi o kadar şişman görmek mükemmel olacak.
Eğer Tarask, Haleyi alıp… cehenneme götürürse… ne olacak? Peder?
Bak, anlıyorum, Haleyi Californiaya götürmek zorundayız ama bunu yapmamamız için de ortada hiçbir sebep yok.
Saat önce FBI-CIA işbirliği, Spartan olarak bilinen milis kuvvetlerinin ikinci adamı Jacob Steven Haleyi yakalamak için toplandı.
Foyet mareşal rolü yaptı ve Haleyi tanıdık bir numaradan aradı.
İşin aslı çok eğlendim. Sanırım bu gece oraya tekrar gideceğim Haleyi biraz daha fazla hayal kırıklığına uğratacağım.
Ne yazık ki, kimsenin bu konuda beklemekten başka yapabileceği bir şey yok. Bu davranışın gerçekten takdire şayan ama. Onca yolu Haleyi desteklemek için gelmek.
bilinen… yakalamak için toplandı. 15 saat önce FBI-CIA işbirliği, adamı Jacob Steven Haleyi.
İlk başta Haleyi gururundan aramadı… ve onu ben ikna ettim. Kocamı seviyorum.
Şu anda Haleyi çok fazla sevmiyor olabilirsin, ama o hala senin karın
Bu kesinlikle haleyi vurgulamak isteyen maksatlı bir kompozisyon.-- ve buna dikkat çekiyorlar-- pelerin ilgimi haleye ve isme çekiyor.
Alexi ve Haleyi kendi çocuğum gibi büyütmekten onur duyardım.
Haleyi seviyorum.