HANKA in English translation

hanka
hanka bilim insanı daha şirketin ana laboratuarında öldürüldü togusa
togusa dün geceki saldırının ardından üç hanka bilim insanı
hanka bilim insanı daha öldürüldü şirketin merkez laboratuvarında togusa
hankayı
hank
hankin
hanke

Examples of using Hanka in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ancak ondan para alabilecek tek kişi Hanka.
Except Hanka's the only one who gets any money from it.
Çarşamba günü teslimatta Hanka veririm parayı.
I will give it to Hank on delivery, Wednesday.
Nehir, Ussuri Nehrinin bir kolu olup Hanka Gölünün tek çıkışıdır.
It is a tributary of the Ussuri River, and the only outflow of Khanka Lake.
Susan, arkadaşımız Hanka seni ısırdığımı ve beni öldürürse neler olacağını söyler misin?
Susan, tell our friend Hank here, now that you have been bitten by me, what happens ifhe kills me?
Dün geceki saldırının ardından… şirketin merkez laboratuvarında 3 Hanka bilim adamı daha öldürüldü.
Following last night's attack… three more Hanka scientists were murdered… at the company's central laboratory.
koli basili, hanka virüsü, kuş gribi
ecoli, hanka virus, bird flu
Sen ve Hankın görmesi gereken bir şey.
Something you and Hank need to see.
Hankın dediği gibi, ona nasıl yemle tuzak kuracağız?
Like Hank says, how would we lure him in?
Hankın fazla zamanı kalmadı.
Hank doesn't have much more time.
Hankın yaptığı en cesur hareket, alkolden vazgeçmesi oldu.
But the bravest thing Hank ever did was to give up drink.
Hankın yaptığı en cesur hareket, alkolden vazgeçmesi oldu.
Hank ever did was to give up drink.
Hankın babamdan bahsettiğini hiç sanmıyorum.
I doubt Hank has ever mentioned my father.
Hankın babamdan bahsettiğini hiç sanmıyorum.
I doubt Hank have ever mentioned my Father.
Hankın dediği gibi, ona nasıl yemle tuzak kuracağız?
How would we lure him in? Like Hank says?
Bu Hankın istediği değil!
This isn't what Hank would want!
Hank geçen sene turnuvada kazandıran sayıyı attı.
HANK SCORED THE WINNING GOAL IN THE CHAMPIONSHIP LAST YEAR.
Hank beni gördüğüne gerçekten çok sevindi.
HANK WAS REALLY GLAD TO SEE ME.
Belki Hank ben uyuduktan sonra seyretmiştir.
WELL, MAYBE HANK STARTED IT AFTER I FELL ASLEEP.
Hank.- Uçak birkaç dakika önce indi.
HANK: Plane landed a few minutes ago. Hank..
Bu da benim oğlum, Hank.
AND THAT IS MY SON, HANK.
Results: 68, Time: 0.0296

Top dictionary queries

Turkish - English