HANSENIN in English translation

hansen
hansenın olduğuydu

Examples of using Hansenin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şey, Hansenin Paristeki bir hesaptan aktarılan ödemesini takip edebildim. Neden söylemedin?
So I was able to trace the payment Hansen received to an account in Paris. Why didn't you?
kabiliyeti hakkinda… kuzeydeki büyük sehirden gelen eski amiri Dedektif… Kaptan Hansenin ifadesini duydunuz.
As to Mr. Ferguson, testify as to his character and ability. you have heard his former superior, Detective Captain Hansen.
NMlerhaba um, Lars Hansenin davasına aldılar ben… Merhaba, Alex.
Wold put me on the Lars Hansen case- Hi, Alex.
Alexander Lund Hansenin Starttan Rosenborga transfer olmasıyla,
Following Alexander Lund Hansen's transfer from Start to Rosenborg,
Hansenin iddiası saf bir mikrobiyolojik kültürü yapay bir yolla üretirken ve çubuk şekilli organizmaların
Hansen's claim was weakened by his failure to produce a pure microbiological culture in an artificial medium,
Onlar Jaynie Hansenin deli babasına gittikleri sırada ben amigo kızların koçunu odun atölyesinde mengene edilmiş halde buldum.
While they were out talking to Jaynie Hansen's crazy dad, I was finding the cheerleading coach's body all mangled in the wood shop.
Jake benden gece yarısı koç Hansenin evine gitmemi istediğinde ilk olarak düşündüğüm şey
When Jake asked me to, uh, go to coach Hansen's house in the middle of the night,
Hayır! Babam ayağa kalkmayınca Hansenin yerinden kaçıp… Memur Hodgekissi bulmaya gittim!
When my dad wouldn't get up, I ran from Hansen's to get Officer Hotchkiss. No!
Hansenin çocuğu Violet, Karanlık Diyar adındaki bir
So they can kill Dracula. Hansen's kid, Violet,
Hansenin çocuğu Violet, Karanlık Diyar adındaki bir yere bir geçit açıp Draculayı
To open a portal to a place called"The Dark Realm so they can kill Dracula. Hansen's kid, Violet,
Hansenin çocuğu Violet,
Hansen's kid, Violet,
Onlara de ki, Jake ve Keir koç Hansenin kulübesinin oradalar ve yardıma ihtiyaçları var.
Tell them that-- that Jake and Keir are at coach Hansen's cabin and they need help.
Karadağlı yazar Ognjen Spahiçin'' Hansenova djeca''('' Hansenin Çocukları'') adlı kitabı her yıl verilen'' Mesa Selimoviç'' edebiyat ödülüne layık görüldü ve eski Yugoslav cumhuriyetleri BH, Hırvatistan, Karadağ ve Sırbistanda 2004ün En İyi Romanı seçildi.
Montenegrin writer Ognjen Spahic's book"Hansenova djeca"("Hansen's Children") won the annual literary award"Mesa Selimovic" and was named the Best Novel for 2004 in the former Yugoslav republics of BiH, Croatia, Montenegro and Serbia.
Hansenin yüzünden.
It's the Hansen's.
Hansenin kardeşi yok ki.
Hansen doesn't have a brother.
Ben Sven Hansenin oğluyum.
I'm the son of Sven Hansen.
Hansenin annesi olduğu budur.
That's where Hansen's mother is..
Hansenin kulübesinin hemen dışında.
That's out by coach Hansen's cabin.
Evet. Hansenin akrabalarının olduğunu bilmiyordum.
Yes. I didn't know Hansen had any relatives.
Carharttnın oğlu Hansenin kızıyla çıkıyor.
Carhartt's son was banging Hansen's daughter.
Results: 72, Time: 0.023

Top dictionary queries

Turkish - English