Examples of using Hari in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Prodi belgeyi Makedonya Başbakanı Hari Kostova vermeden önce yaptığı konuşmada,'' Bu anket kırtasiye değil; bir ülkedeki mevcut şartlar hakkında bilgi sağlayan yararlı bir araçtır,'' diyerek şöyle devam etti:'' Bu bir tahkikat değil, diyalogdur.
Hırvatistan Başbakanı Ivo Sanader ile Makedon muadili Hari Kostov arasında Pazartesi günü Üsküpte gerçekleşen görüşmede ABye katılım sürecinde işbirliği ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi üzerinde duruldu.
İçişleri Bakanı Hari Kostov, Adalet Bakanı İsmail Dardhişta
Makedonya Başbakanı Hari Kostov ile Viyanada yaptığı görüşmede Schüssel, Kasım ayında referanduma
Hari Seldon yaptığı araştırmalar sonucuda tüm Samanyolunda hüküm süren Galaksi İmparatorluğunun çöküşünün önüne geçilemez olduğunu
ülkesinde başbakanlık görevine vekalet eden Makedon muadili Hari Kostov arasında Mayıs ayında başlarında gerçekleşen görüşmenin ana konusu sınır güvenliği oldu.
Makedonya anayasasının, ülkenin yeni yerel yönetim yasasının temeli olduğunu belirten Makedonya Başbakanı Hari Kostov, vatandaşların önümüzdeki günlerde referandumla oylanacak kritik meselelerin farkında olduğunu
Kampanyanın açılışında konuşan Başbakan Hari Kostov,'' AB ve diğer kurumların bizlere göndermekte olduğu bütün mesajlar göz önüne alındığında,
Eva Hoffman, Hari Kunzru, Robert Minhinnick,
Harinin, McAndrewdan Dannynin ekibini dağıtmasını durdurduğunu biliyorlar.
Harinin, Beş Dörtün bize söylediklerine güvenmemiz gerekti.
Ben Hariye ihanet ettim.
Ben Hariye ihanet ettim.
Harinin başladığı işi bitireceğim.
Tıpkı Hariyi trenin altına attığın gibi mi?
Çünkü imzalı ifadesine rağmen Hariyi dışarı çıkaracağıma dair söz verdim.
Çünkü mahkeme Hariye idam cezası verdi.
Mahta Harinin posterlerini gördüğüm zaman dedim ki… Blinnikov Dünya Bale Turu.
Postacı Harinin yaptığını yapacağım.
Kim olduklarını, tam olarak neler olduğunu. Ve Hariyi kimin öldürdüğünü.